Bağlılık, insanlar arası ilişkilerde bireyleri bir arada tutan güçlü bir faktördür. Hirschi, başkalarına karşı duyarlı olmanın normları içselleştirebilme ve bilinç geliştirebilme yeteneğiyle ilişkili olduğunu savunmuştur. Çocuğun ailesine, öğretmenlerine ve akranlarına karşı bağlanması onu suç işlemekten uzaklaştığını söylemektedir. Bu noktada en önemli suç eylemini önleyici faktör çocuğun ebeveynlerine bağlanmasıdır, ebeveynleri boşanmış dahi olsa birisine bağlılık duyması onu suçtan alıkoyacaktır (Hirschi, 1969; Akt. Bartollas ve Schmalleger, 2017). Adanmışlık, bireyleri topluma bağlayan ikinci faktör adanmışlıktır. Hirschi’ye göre, bireyin geleneksel aktivite ve değerlere adanmışlığı, bağlanma sürecinde harcadığı çaba ve sonucundaki itibar kaybını riske atmamak için suç davranışında bulunmayacaklarını söylemektedir (Hirschi, 1969; Akt. Bartollas ve Schmalleger, 2017). Sürekli meşgul olma ve faaliyetlerde bulunma, Hirschi’ye göre insanların toplumsal geleneklere uygun çizgide aktivitelerle meşgul olmaları toplumu suçlardan koruyacak en önemli faktörlerden birisidir (Dolu, 2010: 270). İnanç, Hirschi’nin suçu meydana getiren bir etken olduğunu söylemektedir. Ona göre suç, sosyal açıdan kabul edilmeyen davranışları yasaklayan güçlü inançların olmamasından doğar (Hirschi, 1969; Akt. Bartollas ve Schmalleger, 2017). Bu bağlamda toplumsal norm ve değerlerin gerektirdiği sözlü ya da yazılı kurallara inanış bireyi suç işlemekten alıkoymaktadır. Hirschi, sosyal bağ teorisinde yapmak istediği şey tüm suç kuramlarından daha farklı bir temele dayanmaktadır; “insanlar neden suç işlemez?” sorusuna cevap aramaktadır. Bireyin toplumla arasındaki bağların mevcudiyeti suç davranışını belirlemektedir. Birey toplumla kurduğu tam bir aidiyet, gelenek görenek ve inançlara bağlılık sonucunda suç eyleminde bulunmamaktadır. 3.2.9. Gottfredson’un ve Hirschi’nin genel suç kuramı Michael Gottfredson ve Hirschi suç olgusunu ayrıntılı bir şekilde açıklamak istemişlerdir. Onlara göre suç ne doğuştan gelir ne de bulunduğu ortamın bir etkisi idi. Onlar çocuk ve gençlerin suç işleme eğilimindeki en büyük etkinin öz denetim eksikliği olduğunu ileri sürmüşlerdir. “Öz kontrolden yoksun olan bireyler itici, duyarsız, fiziksel (zihinsel yönlerinin aksine) özelliklerini kullanan, risk alan, ileriyi göremeyen ve konuşmayan kişiler olma 34

Hedef paragraf seç3