GİRİŞ
Cezanın ve suçun kökeninde ilk suç, Habil ile Kabil. Kabil tarihin ilk suçu olan
cinayeti işlemiş ve ilahi bir yaptırımı olmuştur. İlk çağ ve orta çağda cadılık, vatana ihanet,
ensest, kutsal olana saygısızlık başlıca suçlar arasındaydı ve ceza, toplum tarafından
veriliyordu. Tarihten günümüze doğru gelindiğinde suçluluk ve ceza içerikleri sürekli
değişmiş, devlet ve ilahi güçlerden bağımsız adli kurumlar tarafından kontrol altına
alınmıştır.
Suç, bir bilme ve anlamlandırma durumudur. O yüzden suç üzerine yapılan ilk
çalışmalar “bilginin kaynağı nedir?” sorusu oluşturmaktadır. Suç olgusunun, toplumdan
topluma ve insandan insana değişebilen bir içeriği olması anlaşılmasını ve çözümlenmesini
karmaşıklaştırmaktadır.
Suç, 1500’lü yıllardan beri oldukça merak edilen ve üzerine çokça araştırma
yapılmıştır. Araştırmalar suç olgusunun yok edilemeyeceğini ancak suç türlerinin önlenerek
suçun azaltılabileceği sonucuna varmışlardır. Suçun mükerrer etmesi ise, suç olgusunun
tamamen önlenememesinde etken olup araştırılması gereken bir gerçekliktir. Suçun ve tekrar
edilmesinin nedenleri biyolojik, psikolojik, sosyolojik gibi farklı disiplinlerce açıklanmaya
çalışılmıştır.
Değişen, dönüşen ve güncelleşen dünya düzeninde toplumsal olaylar ve olgular
failleri etkilemekte ve dönüştürmektedir. Suç ise failin toplumla ilişkisinin bir sonucu olarak
karşımıza çıkmaktadır. Bu durum suç olgusunun, sosyoloji biliminin incelenme alanına
girmesini sağlamaktadır. Sadece toplumsa aldıkları roller ve konumlanışlarını incelemek
değil sadece toplum değil kendileri ile olan davranışlarını da ele almasıyla bütünsel
yaklaşımı suçu en iyi açıklayan bilimin sosyoloji olduğunu kanıtlamaktadır.
Suçu anlamlandırmaktan daha karmaşık olan olgu ise çocuk suçluluğu olgusudur.
Olgu, gelişmiş ülkelerde “suça sürüklenen çocuk” kavramı ile açıklanırken, herhangi bir
ötekileştirme ve yaftalamaktan uzak tamamen sosyolojik araştırmaya uygun olması ve
çocukların suç davranışlarında bulunma sebeplerine bilimsel netlik kazandırması için çocuk
suçluluğu olarak kullanılmaktadır. Suç olgusunu, çocuk suçluluğundan ayıran etmen; yaş ve
suç farkındalıklarının var olup olmadığı durumudur. Yaş aralıkları, ülkelere göre farklılık
göstermektedir. Ülkemizde çocuk ceza aralığı 12-18 yaş olarak belirlenmiştir.
1