Çocuk Mahpusların Eğitim Hakkı:
1.2. Ulusal Mevzuat, Uygulama, İdari Süreçler ve Yasama
Organının Gündemi
Türkiye’de çocuk mahpusların eğitim hakkı, Anayasa tarafından güvence altına alınmış
temel bir haktır. Ancak bu hak, doğası gereği özgürlüğü kısıtlayıcı olan ceza infaz sisteminin
getirdiği zorunluluklar ve güvenlik öncelikleriyle bir çatışma içerisindedir. Bir yanda çocuğun
toplumla bütünleşmesinin sağlanması ve gelişiminin kesintiye uğramaması için eğitimin
sürekliliği ilkesi, diğer yanda ise infaz kurumlarının kapalı yapısı ve idari kısıtlamaları yer
almaktadır. Bu ikilem, mevzuatın farklı katmanlarında çocuğun lehine ve aleyhine olabilecek
çeşitli düzenlemelerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
1.2.1. Yasal Çerçevenin Temelleri:
Anayasal Güvenceler ve Kanunlar
Çocuk mahpusların eğitim hakkı, soyut bir ideal ya da idari bir lütuf değil, aksine Anayasa ve
temel kanunlar düzeyinde güvence altına alınmış somut bir haktır. Yasal çerçevenin en üst
katmanını oluşturan bu metinler, hakkın sınırlarını ve devletin bu konudaki yükümlülüklerini
tanımlayarak, alt düzeydeki tüm düzenlemeler için yol gösterici bir nitelik taşır.
16
Anayasal Zemin ve Milli Eğitim Temel Kanunu: Anayasa’nın, “kimsenin eğitim ve öğrenim
hakkından yoksun bırakılamayacağı” yönündeki 42. maddesi, bu hakkın evrenselliğini
ve devredilemezliğini ortaya koyar. Milli Eğitim Temel Kanunu ise bu anayasal ilkeyi daha
da somutlaştırır. Kanun’un “genellik ve eşitlik” ilkesi, eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet
veya herhangi bir ayrım gözetmeksizin herkese açık olduğunu vurgular. “Süreklilik” ilkesi,
eğitimin hayat boyu devam etmesi gerektiğini belirtirken, “özel eğitime ihtiyacı olanları
toplumla bütünleşmelerini sağlama” yükümlülüğü, dezavantajlı duruma getirilen gruplar için
devlete özel tedbirler alma sorumluluğu yükler. Bu ilkeler bir arada değerlendirildiğinde,
özgürlüğünden yoksun bırakılmış olsa dahi her çocuğun, akranlarıyla eşit koşullarda ve
kesintisiz bir şekilde eğitim alma hakkına sahip olduğu açıkça görülmektedir.
Ceza İnfaz Hukukunda Özel Düzenlemeler: 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanun, çocukların tutulacağı kurumları ve bu kurumlardaki eğitim imkânlarını
farklılaştırarak özel düzenlemeler getirir. Çocukların barındırıldığı kurum türleri; tutuklu
çocuklar veya disiplin nedeniyle nakledilen çocukların bulundurulduğu çocuk kapalı ceza
infaz kurumları ile hükümlü çocukların bulundurulduğu çocuk eğitimevleridir. Bu kurumların
bulunmadığı illerde yetişkinlere yönelik ceza infaz kurumlarında bulunmaları baştan
çocukların yetişkinlerden ayrı tutulması ilkesini ihlal etmektedir.
Öğretim Türlerine Erişimdeki Farklılıklar: 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanun, kapalı veya açık kurum türü arasında eğitim hakkının kullanımı açısından
temel bir ayrım yapmaktadır. Buna göre, açık kurumlarda (çocuk eğitimevleri) kalan çocuklar
tüm öğretim türlerinden (örgün dahil) yararlanabilirken, kapalı ceza infaz kurumlarındaki
çocuklar yalnızca kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde,
kurumsal kapasite ve imkanların uygunluğu ölçüsünde koşullarına bağlı olarak örgün eğitimden
yararlanmalarına olanak verilmekte veya yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarına
erişebilmektedir (Madde 76). Bu kısıtlama, Anayasal eşitlik ilkesiyle ve çocuğun üstün yararı
prensibiyle doğrudan çelişen en sorunlu yasal düzenlemedir. Yetişkinlere özgü ceza infaz
kurumlarında bulunan çocuklar için ise infaz kurumu çocuklara özgü ihtiyaçlar gözetilerek
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle