4. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı (Madde 9) Komite, önceki sonuç gözlemlerinde, uzun yargılama öncesi tutukluluk süresinin yaygın olarak kullanılmasından endişe duyduğunu; bu durumun cezaevlerinin aşırı kalabalıklaşması sorununa yol açtığını belirtmekte; yargılama öncesi tutukluluğun yasal süresinin kısaltılarak, bu sürenin yalnızca istisnai bir tedbir olarak kullanılmasını önermektedir. Soru listesinde de cezaevi sisteminin kapasitesi ve mahkûmların sayısı ile uzun süren hücre hapsinin kullanılmasına değinilmiştir. Bu bölümde, Sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca masa başı araştırması ile ortaya konan tablo açıklanacaktır. Öncelikle belirtmek gerek ki, Türkiye'de hakkında tutuklama kararı verilen çocuk sayısına ilişkin bilgiler açıklanmamaktadır. Oysaki, BMÇHK'nın sonuç gözlemlerinde belirttiği gibi savunmasız durumdaki çocukların durumunun analizini kolaylaştırmak için ayrıştırılmış verilerin açıklanması ve mevcut veri sisteminin iyileştirilmesi gerekmektedir18. Türkiye'de çocuklara yönelik getirilen tutuklama yasağı, çok sınırlı bir yapıya sahiptir. Ceza sorumluluğu başlangıç yaşı 12 olmakla birlikte, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemeyeceği düzenlenmiştir19. Bu madde, yargılamalar sırasında henüz suç tipi ve ceza miktarı kesin olarak belirlenmediği ve 5 yıllık ceza üst sınırı da çok kısıtlı olduğu için keyfi uygulamalara neden olabilmekte, 12 yaştan itibaren çocuklar tutuklanabilmektedir. 2021 yılında açıklanan ve 2. Periyodik Raporda genişçe yer verilen İnsan Hakları Eylem Planında, bazı ağır suçlar hariç olmak üzere 15 yaşından küçük çocukların ilk defa işledikleri fiillerin soruşturmaya konu edilmemesi için çocuklara özgü koruma mekanizmalarının geliştirileceği, bu düzenlemelerin 2 yıl içerisinde gerçekleştirileceği açıklanmıştır20. Aradan geçen sürede belirtilen değişiklikler yapılmamış, 15 yaş altı çocukların tutuklanma riski devam ettirilmiştir. Sözleşmenin 9'ncu maddesine ek olarak, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin (BMÇHS) 37'nci maddesinin 2. fırkasında yer alan "Bir çocuğun tutuklanması, alıkonulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp, uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır." hükmü, Türkiye'deki Çocuk Koruma Kanunu'na yalnızca "son çare" ilkesi bakımından yer bulmuş; Kanun'da çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının en kısa süreyle sınırlı tutulacağı ifadesine yer verilmemiştir21. Gözaltı koşulları bölümünde aktardığımız üzere, Türkiye'de tutuklu çocuklar ile hükümlü çocukların gittiği kurumlar büyük farklılıklar içermektedir. Henüz cezası kesinleşmemiş tedbiren tutuklu olan çocuklar kapalı kurumlarda tutulurken, cezası kesinleşmiş hükümlü çocuklar açık kurum niteliğindeki eğitim evlerinde tutulmakta ve örgün eğitim haklarından faydalanabilmektedir. Bu durum, henüz cezası kesinleşmemiş çocuklar bakımından ciddi bir haksızlık yaratmaktadır. Yargılama sürelerinin uzunluğu da dikkate alındığında pek çok CRC/C/TUR/CO/4-5, Paragraf 12 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu Madde 21 https://insanhaklarieylemplani.adalet.gov.tr/resimler/insanhaklarieylemplani-ENG.pdf, Activities 8.1.h. 21 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu Madde 4/1-i 18 19 20 8

Hedef paragraf seç3