görüşün temel görevi, suç davranışında bulunan kişinin kişilik tipini belirlemek ve tasniflemektir. Bu kişilik tipleri ya kalıtsal, kazanılmış, biyolojiye özgü niteliklerle açıklanmakta ya da kişilik yapısı, mizaç özelliği veya faal olan temel ihtiyaçlar gibi tümüyle psikolojiye özgü niteliklerle açıklanmaya çalışılmaktadır [1]. Özetle, bireyi temel alarak suç davranışını açıklayan görüşte, bireyin bulunduğu çevresel ortamın farklılıkları göz ardı edilmiş sadece kişinin özellikleri üzerinde durulmuştur. Çevreyi ve sosyo- kültürel faktörleri temel alan görüşler: Bireyi temel alan görüşlerin tersine, bu görüşü oluşturan kuramlar, normalden sapan davranışlara sahip olan kişileri, birtakım niteliklerinden ziyade, bazı uygun olmayan koşullarda bu davranışlarda bulunan kimseler olarak tanımlamaktadır [1]. 4.2.1.1. Klasik ekol Suç davranışını bilimsel olarak açıklama eğilimi 18. yy. başlamıştır. Suçluluk kuramlarından ilki, ‘Hedonistik Psikoloji’ üzerine kurulmuş olan klasik ekol (faydacı ekol) dür. Hedonistik inanış (hazcı, faydacı) insanı, eylemlerini zevk ve acı ilkesine göre ayarladığını öne sürmüştür. Bir davranışın vereceği haz, yine o davranışın doğuracağı acı ile dengeli olmalıdır. Aksi halde, bireyin davranışından aldığı zevk, onun doğurduğu acıdan fazla olursa birey bu davranışa yönelecektir. Bu görüşün öncülüğünü ise Jeremy Bentham ile Marquis Beccaria yapmıştır. [1, 35]. Bentham’ a göre ceza, suç işlemiş olan kişinin özgür bırakıldığında daha büyük bir suç işlemesine mani olacak şekilde olmalıdır. Klasik ekol, suç ve cezaya hukuksal açıdan bakmaktadır. Suç işleyen bireylerde görülen bireysel farklılıklar göz ardı edilerek değerlendirmenin yapılması gerektiğini öngörmektedir. Beccaria bu durumu şöyle özetlemektedir: Yasaya aykırı eylemlerde bulunan tüm kişiler, yaşları, statüleri ve sağlık durumları göz önüne alınmadan eşit bir biçimde cezalandırılmalıdırlar. Bununla birlikte klasik ekol, devletin cezalandırma konusundaki sınırı olmayan gücünü eleştirerek suça ve cezaya daha gerçekçi yaklaşmayı önermiştir [1, 36]. 19. yüzyılda, klasik ekolle aynı temele dayalı Neo-klasik ekol ( yeni klasik ekol ) ortaya çıkmıştır. Neo-klasikler, klasik ekolün katı cezalarının daha insancıl olması ve yumuşatılması gerektiği görüşündedirler. Yeni klasikçilerin, çocuk suçluluğu alanında ilk bilimsel çalışmaları yaptıklarını söylemek yanlış değildir. Getirdikleri yenilikler arasında, yedi yaşından küçüklere ceza uygulanmaması ve gene zihinsel 16

Hedef paragraf seç3