kapsayan Gelenek Öncesi- Geleneksel- Gelenek Ötesi olmak üzere 3 düzeye ayırmıştır [17]. Freud’ a göre ahlak gelişimi kişilik gelişimine paralel olarak gelişmektedir. Ahlak gelişimi, 3-6 yaş fallik dönemi kapsayan psikoseksüel gelişim evresine denk düşmektedir. Freud, bu evrede ahlaki yargı ve standartlarının baba ile özdeşleşme neticesinde oluştuğunu öne sürmüştür. Freud’ a göre birey, davranışlarını süperegonun gelişmesiyle yönlendirip toplumsal rollerin de bu sayede benimsendiğini ifade etmektedir. Özetle, psikanalitik ekole göre ahlak gelişiminin ana hatları kişiliğin oluştuğu ilk beş yıl içerisinde şekillenmektedir [17]. Son olarak sosyal öğrenme kuramına göre ahlaki hareketler, toplumsallaşma sürecinde pekiştirme, ceza ve gözleme dayalı olarak öğrenilmektedir. Bu kurama göre ahlaklı davranışı içselleştirmede önemli olan diğer kavramlar ise, model alma ve taklittir. Çocuklar için yetişkinlerin koyduğu ödül ve cezalar davranışın doğru veyahut yanlış olduğunu belirlemektedir [17]. 4.1.4. Ergenlik döneminde sosyal- duygusal gelişim ‘Sosyal gelişim; çocukların ailesiyle, arkadaşlarıyla ve çevresindeki başka bireylerle olan ilişkilerini, sorumluluk alma, liderlik, paylaşma gibi birçok becerilerin kazanımını içeren bir süreç’ tir [11]. Her çocuğun, doğumdan itibaren büyüdükçe birbirinden farklı çok fazla sosyal ve psikolojik ihtiyaçları ortaya çıkmaktadır. Çocuğun doğum sırası, cinsiyeti, aile yapısı, ailenin katıldığı sosyal tecrübelerin niteliği, eve misafir gelişi ve misafir ağırlama şekli, ailenin sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyi çocuğun topluma uyum sağlamasını, sosyalleşmesini etkileyen başlıca faktörlerdendir. Sosyalleşmeyi güçleştiren faktörler ise, aralarında yaş farkı fazla olan kardeşi olma, tüm kardeşlerin aynı cinsiyetten olmasıdır. Ev halkının hemcins olması karşı cinsle iletişim kurmayı da zorlu hale getirmektedir. Çocuğun sosyalleşmesini etkilen bir başka değişken ise ebeveyn tutumlarıdır. Anne babanın çocuğuna karşı olan tutumu çocuklarının farklı sosyal davranışlar geliştirmelerine sebebiyet vermektedir. Demokratik ve eşitlikçi bir ortamda yetişen çocuklar kendine daha güvenli ve sosyal olmaktadır [8]. Ergen, toplumda saygınlık kazanma ve statü sahibi olma gereksinimi içerisindedir. Ergenin topluma uyum sağlaması geniş ölçüde bu gereksinimin kazanılmasıyla 8

Hedef paragraf seç3