derecede ilintilidir. Dezavantajlı aile ortamlarına da bağlı yaşam deneyimleri sözü edilen
etnik gruptaki çocukların topluma ve değerlerine karşı güvensiz ve saldırgan bir tutum
takınmalarına yol açabilir. Sosyal sınıf ve çocuk suçluğu ilişkisinde de benzer bir şekilde,
cinayet, silahlı soygun, tecavüz gibi en şiddetli suçları işleyenler yoksulluk geçmişine
sahiptirler (Regoli, Hewitt, Delisi, 2014).
Suça sürüklenen çocuklar çoğunlukla plansız kentleşmenin de etkisiyle yoksulluk,
işsizlik, eğitim eksikliği, aile içi çatışma gibi sorunların olduğu ailelerden gelmektedir.
Sosyal ve maddi kaynakların yetersizliği çocuklar için beraberinde diğer gerilimleri
getirmektedir. Örneğin, çocuk için yetkin ebeveyn davranışı, olumlu akran ilişkileri gibi
koruyucu faktörler sosyoekonomik düzey ve sosyal sınıf ile orantılı olarak azalmaktadır.
Yoksulluğun baskın olduğu bölgelerde, olumsuz ve suça özendirici akran ilişkileri, ilgisiz
ve yetersiz ebeveyn yaklaşımları gibi risk faktörleri yaygındır. Yani yoksulluk suç için
bir ön koşul değildir ancak yoksulluğa bağlı şartlar suça sürüklenmeye götüren risk
faktörlerini barındırmaktadır. Çocukluk ve gençlikte deneyimlenen yoksulluk ve
akademik dezavantajlar, yetişkinlik yıllarında suç işleme konusunda risk faktörü
oluşturmaktadır. Suç işlemek ve hapse girmek ise yoksulluğu daha da derinleştirmektedir.
Azınlık grupları üzerinde yüksek gözetim olması bu kişilerin ceza sistemi içine daha sık
girmesine neden olmaktadır. Gençlik döneminde yapılacak etkili ve yetkin müdahaleler
yetişkin yıllarında oluşacak potansiyel suç davranışlarını engelleyecektir (Jaggers ve
diğerleri, 2016).
Göç hareketlerine bağlı olarak özellikle büyük şehirlerde, o şehrin ortalama yaşam
standardından daha düşük sosyoekonomik koşulların baskın olduğu yaşam alanları
bulunmaktadır. Yoksulluk ve beraberinde eşlik eden düşük eğitim düzeyi, kültürel yapı
ve demografik özellikler bu bölgelerin suç ile ilişkili anılmasına yol açmaktadır. Bu
bölgeler ve bu bölgelerde yaşayanlar toplumsal dışlanma ile de karşılaşmaktadır.
İstanbul’da yapılan bir bilimsel araştırma, suça sürüklenen çocukların yoğun olarak
yaşadığı mekanlar ile bu mekanların arazi değerleri karşılaştırmasını yapmıştır.
Araştırma, “suça sürüklenen çocuklar ve aileleri yaşamak için daha çok kentin arazi
değerlerinin düşük olduğu bölgeleri tercih etmektedir” hipotezinden hareket etmiştir.
İstanbul için suça sürüklenen çocuklar örneklemine göre oluşturulan suç etkileşim risk
yoğunluğu yüksek dört bölge belirlenmiştir. Elde edilen sonuca göre, İstanbul’un bu dört
bölgesindeki tüm sokakların arazi değeri ilçe arazi değerlerinin ortalamasının altında ve
58
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle