eşitsizliği önlemek veya azaltmak için başlatılan girişimler etkili olmamıştır (Leiber ve Fix, 2019). Çocukların karıştığı suç olaylarında polisin yaklaşımı söz konusu çocuk grubunun içinde olduğu durumun suç olarak ele alınıp alınmayacağını belirlemektedir. Özellikle etnik gruplara ve azınlık gruplarına mensup çocuklara karşı polisin daha az hoşgörülü olduğu düşünülmektedir. Böylece, ırk ve etnik kimlik nedeniyle azınlık gruplarındaki çocukların karıştığı olaylar suç olarak kayıtlara geçerken, bu gruplar dışında kalanların karıştıkları bazı suç olaylarının görmezden gelindiği algısı vardır. Polis, bazı çocukları tutuklayan veya bazı suçları görmezden gelen kişiler olarak görülmektedir. Bu algının değişmesi için polisin küçük suçlara karışmış çocukları sosyal çalışmacıların, ruh sağlığı uzmanlarının bulunduğu bir merkeze getirmesi gibi çözümler düşünülmüştür. Ancak polis-vatandaş etkileşiminin beklenmedik olumsuz sonuçları da olabilmektedir. Beyaz ve siyahi gençlere karşı polisin yaklaşımına bakıldığında, polisinin yakalama ve tutuklamalarının olumsuz sonuçları genellikle evrenseldir. Ancak beyaz gençlerle kıyaslandığında siyahi gençler polisle daha yüksek düzeyde temas yaşamakta ve polisin yaklaşımından daha az memnun olmaktadırlar. Irk ve etnisiteye bağlı olarak bu sürecin nasıl şekillendiği önemlidir çünkü gençler üzerinde polis tarafından başlatılan temasın genel etkisi hala orantısızdır ve siyahilerin aleyhinedir. (Slocum ve Wiley, 2018). Sosyoekonomik statü ve suça sürüklenme arasındaki ilişkiye bakıldığında suçun özellikle alt sınıf eylemi olduğuna dair çok az veri vardır. Çalışmalara göre, hakaret ve sokağa çıkma yasağı ihlali gibi önemsiz suçlar söz konusu olduğunda suç sıklığı ve sayısı olarak gençler arasında sınıf farkına dayalı belirgin bir fark yoktur. Farklı sosyoekonomik sınıflardan çocuk ve gençler arasında suç yaygınlığı açısından fark yokken, tutuklanma ve çocuk mahkemesine çıkma konusunda alt sınıf çocuk ve gençleri adli sistemle daha çok karşı karşıya gelmektedir (Bartollas ve Schmalleger, 2017). Etnik azınlıklar ekonomik kaynaklardan yoksun iseler kendilerini dış dünyaya karşı güvensiz ve dezavantajlı durum içinde bulmaktadırlar. Siyahi çocukların %70’i henüz onlu yaşlarında ve evli olmayan anne babaların çocukları olarak doğmaktadır. Çocukların suça sürüklenmesini azaltan bir faktör olan ailede ‘baba rol modeli’nin bu tip çözülmüş ailelerde olmaması ciddi bir sorundur. Her ne kadar çocuk suçluluğu konusu bir ‘büyük şehir’ sorunu olarak algılansa da şehir ve kırsal alan kıyaslamalı çalışmalar göstermektedir ki aileye ilişkin değişkenler her yerde çocuk suçluluğu ile önemli 57

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle