1926–2005 ve 2005–2022 Arasındaki Dönemlerde
Suça Sürüklenmiş Çocuklara Ceza İnfaz Kurumlarında Gerçekleştirilen
Eğitim Uygulamalarının Karşılaştırılması
2000’li yıllardan önce ıslah kurumlarının amaçları arasında sağaltmak,
öğrenimlerini sürdürmelerini sağlamak, bir meslek kazandırmak ve toplumsallaştırmak
yer almaktaydı. Aynı zamanda bu kurumların anlaşılan açık ve gizli amaçları ise hükümlü
çocukları kontrol altına almak, iş eğitimi yaptırmak, resmî kurumların demirbaş
ihtiyaçlarını karşılamak ve cezalandırmaktı (Uluğtekin, 1991). Çocuk hukukunun önemi
ve eğitim amacı göz önüne alındığında, 5275 Sayılı Kanun ile Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girerek” yeni bir
devir başlatmıştır. Söz konusu kanunla ceza infaz kurumlarında eğitime verilen önemi
artmıştır. Bu doğrultuda da eğitimin amacının çocukları yeniden eğiterek topluma
kazandırmak olduğu anlaşılmaktadır. Ceza infaz kurumlarında 2005 yılından önce verilen
eğitimin öncelikli rolü rolü çocukları çalıştırarak mesleki eğitim vermekti (Attar, 2010).
Adalet Bakanlığı’nın yalnızca mesleki eğitim faaliyetlerine ilişkin protokol ve iş birlikleri
bu durumun bir göstergesidir. Fakat bugün Türkiye’de ceza infaz kurumlarının bir okul,
eğitim veya rehabilitasyon merkezi, dolayısıyla suça sürüklenmiş bireyleri topluma
kazandırma merkezi olarak çalışması ve bu kurumlarda eğitim-öğretimin uluslararası
standartlara göre yürütülmesi amacıyla bir çok kurum ve kuruluşlarla (Millî Eğitim
Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı,
üniversiteler ve sivil toplum örgütleri vb. ) iş birliği halinde çalışmaktadır (Şen, 2016).
Bu iş birlikleri ve protokollerin sürekliliği ve uygulanabilirliği sayesinde cezaevlerindeki
çocukların eğitim hakkına erişimleri ve eğitim uygulamalarının niteliği hususunda
gelişmeler kaydedildiği düşünülmektedir.
Türkiye’de çocuk kapalı cezaevlerinde “açık ilköğretim okulu, açık ö��retim lisesi,
açık öğretim fakültesi, mesleki eğitim çalışmaları, sosyal-kültürel faaliyetler, kütüphane
ve kitaplık faaliyetleri ile dinî ihtiyaçları”nın karşılanması için değişik kademelerle
türlerde eğitim çalışmaları yürütüldüğü görülmektedir (Karafazlı ve Tuna, 2020).
Yürütülen bu genel eğitim faaliyetleri 2005 yılından belirgin bir farklılık
göstermemektedir. 2005 yılından itibaren bireyselleştirilmiş eğitim, psikososyal
faaliyetler, teknolojiden yararlanma ve uzaktan eğitime erişim konularında yapılan
düzenlemelerle eğitimin; hem hayata hazırlık olarak hem hayatın kendisi olarak
değerlendirildiği görülmektedir (Gökduman, 2011). Bu çerçevede, “hükümlü ve
59
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle