 Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik rehberlik tedbirleridir.  Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; bu şekilde eğitim alması mümkün olmayan çocukların evde eğitim almalarına, özel eğitim almaları gereken çocukların eğitsel ihtiyaçları doğrultusunda ilgili eğitim kurumuna devamına, kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okul personeline; uzman personel, araç gereç sağlanmasına yönelik tedbirler ile çocuğun iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamu ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.  Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çocuğun resmî veya özel bakım yurduna yerleştirilmesi ya da koruyucu aile hizmetlerinden veya Kurumun bu kapsamda yürüttüğü hizmet modellerinden yararlandırılmasına yönelik tedbirdir.  Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonu ile madde bağımlısı olanların tedavilerinin yapılmasına yönelik tedbirdir.  Barınma tedbiri, yaşamını devam ettirmek için yeterli ve sağlıklı bir barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlar ile bunların çocuklarına uygun barınma yeri sağlamaya yönelik tedbirlerdir (m.6) ÇÇK’nin sunmuş olduğu beş önemli tedbir, yukarıda da belirtildiği gibi “danışmanlık”, “eğitim”, “sağlık”, “koruma” ve “barınma” tedbirleridir. Danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbirleriyle çocuğun bir bütün olarak gelişimi desteklenir. Koruyucu ve destekleyici tedbirlerle de korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını amaçlayan tedbirlerdir. Çocuğun yüksek yararı gözetilerek gereken hallerde her türlü tedbirin alınması sağlanır. Sonuç olarak bu kanunun amacı suç işlemiş bir çocuğu cezalandırmak değil, güvenlik tedbiri uygulanmasına hükmetmektedir. Kanunun suç işlemiş çocuklara en son çare olarak hapis cezası vermeyi ilke edindiği düşünüldüğünde kapalı kurumlardan çok açık kurumlar eğitim, bakım, sağlık ve sosyal yardım hizmetleri vermeli, meslek kazandırmalıdır (Attar, 2010). Çocuk mahkemesi de suçlu çocuğu koruma altına alınması, yeniden eğitilerek topluma kazandırılması amacıyla kurulan bir kurumdur. Suça sürüklenen çocuklar ile ilgili 7 Kasım 1979’da “2253 sayılı Çocuk Mahkemeleri Kuruluşu Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun” yürürlüğe girmiş ve bu kanunda belirtilen tüm illerle, asliye mahkemesinin bulunduğu ilçelerde birer çocuk mahkemesinin kurulması, gerekli durumlarda birden fazla çocuk mahkemesinin kurulabileceği hükme bağlanmıştır. Türkiye’deki “Çocuk Mahkemeleri Uygulamaları” “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu”, “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu”, “5271 sayılı 23

Hedef paragraf seç3