BÖLÜM 2
KAVRAMSAL ÇERÇEVE
Bu bölümde çocuk ve çocukluk kavramları, suç kavramı, suça sürüklenmiş çocuk
kavramı, çocuğu suça sürükleyen nedenler, çocuk ceza adalet sistemi, suça sürüklenmiş
çocuklarla ilgili hukuksal düzenlemeler, suça sürüklenmiş çocukların ıslahı, Türkiye’deki
ceza infaz kurumlarında suça sürüklenmiş çocuklara verilen eğitim, Kara Avrupası
Hukuk Sisteminin uygulandığı bazı ülkelerdeki ceza infaz kurumlarında suça
sürüklenmiş çocuklara verilen eğitim, eğitim hakkı kavramı ve ilgili araştırmalar konuları
incelenmiştir.
Çocuk Kavramı
Çocuk, fiziksel gelişimini daha tamamlamamış ve yetişkin bir insanla
karşılaştırıldığında yaptıklarının sebeplerini ve sonuçlarını anlayabilecek akli olgunluğa
erişememiş olan bireydir (Sağlam ve Aral, 2016). Yapılan bu genel tanımın yanı sıra bakış
açılarındaki değişiklikler farklı çocuk tanımlarını ortaya çıkarabilmektedir. Yavuzer’in
(1998) de belirttiği gibi “çocuk küçültülmüş bir yetişkin değil, kendine özgü zekâ ve
kişilik özellikleriyle donanmış bağımsız bir bireydir.” Başka bir ifadeyle çocuk “sürekli
gelişim içinde olan bir varlık” olarak ifade edilirken; aynı zamanda “kültürün nesiller
arası aktarımı açısından da değerli bir varlık” olarak nitelendirilmiştir (Altınköprü, 2008).
Türk Medeni Kanunu’na göre çocukluk 18 yaşında biter (m. 11). Çocuk
suçluluğuyla ilgili önemli bir nokta olan çocuk kavramının tanımına 765 sayılı TCK’da
yer verilmemesine rağmen 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe konan “5237 sayılı
TCK”de bu eksiklik giderilmiştir (Polat, 2010). “TCK”nin 6. maddesinde çocuk için
“henüz 18 yaşını doldurmamış kişi” şeklinde bir tanım vardır (TCK, m.6). Diğer taraftan,
1979'da yürürlüğe giren “Çocuk Mahkemeleri Kanunu (ÇMK)” 15 yaşını doldurmamış
bireyleri “küçük” şeklinde tanımlar (2005).
“Çocuk Haklarına Dair Sözleşme” (1991) ise çocuğu, 18 yaşın altındaki kişiler
olarak tanımlamıştır. “Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi”
(2001) 18 yaşından küçük çocukları kapsar. 1985 yılında kabul edilen Pekin Kuralları
8