TÜRKİYE’DE ÖĞRENCİ MAHPUS OLMAK
nin gereklerine riayet edilip edilmediği hakkında karar vermek
son tahlilde Mahkemenin görevi olsa da, Sözleşmeci Devletler
eğitim alanında belirli bir takdir yetkisine sahiptirler (yukarıda
anılan Velyo Velev, § 32).
Eğitimin, makamların tahsis edebileceği kaynakların muhakkak
sınırlı olmasına rağmen, düzenlenmesi “karmaşık” ve yönetilmesi masraflı olan bir hizmet olduğu açıktır. Aynı zamanda, Devletin eğitime erişimi düzenlerken, bir yandan, kendi yargılama
yetkisi altındaki kişilerin eğitim ihtiyaçlarıyla diğer yandan, bu
ihtiyaçları karşılamaya ilişkin sınırlı kapasitesi arasında bir denge kurması gerektiği açıktır. Bununla birlikte, Mahkeme, kamu
hizmetlerinin sağladığı diğer bazı edimlerin aksine, eğitimin Sözleşme tarafından doğrudan korunan bir hak olduğunu göz ardı
edemez. Dahası, eğitim yalnızca doğrudan eğitimden yararlananlara fayda sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda diğer toplumsal
amaçlara da hizmet eden çok önemli bir kamu hizmeti türüdür.
Gerçekte, Mahkeme, “demokratik bir toplumda, eğitim hakkının
insan haklarının gerçekleştirilmesi için zorunlu [olduğunu] [ve]
temel (...) bir yer tuttuğunu vurgulama fırsatına daha önce sahip
olmuştur.
Mahkemenin eğitim imkânlarının bütün tutuklulara sunulması
gerektiği yönünde Bakanlar Komitesinin tavsiyelerinin farkında
olmasına rağmen (yukarıda 36. paragraf ) (yukarıda anılan Velyo Velev kararı, §§ 21-24), Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün
2. Maddesinin, Sözleşmeci Devletlere, tutuklular için bu türden
imkânları, bu imkânların mevcut olmaması halinde de sağlama
yükümlülüğü getirmediğini hatırlatmaktadır (idem, § 34 ; ayrıca bk., burada atıf yapılan kararlar). Mahkeme bununla birlikte,
somut olayda başvuranların şikâyetinin, bilgisayarı, İnterneti ve
55
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle