her türlü kısıtlayıcı tedbirin yasal bir dayanağı olmalı, bu tip tedbirler gerekli, orantılı, insanlık onuruna saygılı ve belirli bir süreyle sınırlandırılmış olmalıdır. Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere, anladıkları bir dilde, bu tür önlemler hakkında kapsamlı bilgi verilmelidir” denmiştir. Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişileri içeren 7. Maddede: “Gerekli olmayan faaliyetleri askıya almak meşru ve makul olmakla birlikte, özgürlüklerinden mahrum bırakılan kişilerin temel hakları salgın sırasında bütünüyle korunmalıdır. Bu kural özellikle yeterli kişisel hijyen (sıcak su ve sabuna erişim dahil) ve açık havaya günlük erişim hakkını (en az bir saat) kapsamaktadır. Ayrıca, ziyaretler de dahil olmak üzere, dış dünyayla temasa ilişkin getirilen tüm kısıtlamalar, alternatif iletişim araçlarına (telefon veya internet üzerinden sesli konuşma gibi) erişimi artırarak telafi edilmelidir” denmiştir. AİÖK, 30 Mart 2020 tarihinde de COVID-19 salgının özgürlüklerinden mahrum bırakılan kişilerin korunması için hükümet ve bağımsız heyetlerin öncelik vermesi gereken önlemleri içeren tavsiyeler sıralamıştır.17 Bu tavsiyelerde kişilerin sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmemesinin, aile ve dış dünya ile iletişimlerinin kesilmemesinin, kötü muameleye karşı temel güvencelerinin sağlanmasının, Ulusal Önleyici Mekanizmanın (İşkenceye ve Diğer 18 Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme’nin İhtiyarı Protokolü - OPCAT) işlemeye devam etmesinin üzerinde durulmuştur. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet da yaptığı açıklamada, ülkelerin kişilerin siyasi görüşleri ve muhalif veya eleştirel durumları sebebiyle ayrım gözetmeksizin, alıkonulma yerleri ve kapatılma mekânlarını da içerecek biçimde sağlık ve güvenlik tedbirlerini alması gerektiğini vurgulamıştır. Konuşmasında kapatılan kişilerin temel haklarının kısıtlanmaması gerektiğini belirtmiş, Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları’na (Nelson Mandela Kuralları) da atıfta bulunmuştur. 19 Tüm bu açıklamalarda sıklıkla üzerinde durulan ve ortaklaşılan konu, hapishane kapasitelerinin salgın koşulları da hesaba katılarak değerlendirilmesi ve öncelikli olarak mahpus nüfusunun azaltılması olmuştur. 3.2. COVID-19 Salgını Hapishanelerde Alınan COVID-19 Önlemleri Salgının boyutu küresel anlamda birçok hapishane sisteminin hapsetmenin alternatiflerini tartışarak adım atmalarını sağlamış, ev hapsi gibi yöntemlerle kalabalıklaşmanın ve virüsün yayılma hızının asgariye indirilmesi amaçlanmıştır. Türkiye’de yıllar içerisinde tutuklu ve hükümlü sayısındaki sürekli artış, sağlık ve tedavi hakkına erişimde yaşanan sorunlar düşünüldüğünde COVID-19 ile birlikte hapishanelerin fazlasıyla risk barındıracağı açıktı ve bu krizlerin çözülmesi için acil adımlar atılması gerekliydi. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü 2020 yılında “Kovid-19 17 https://www.ohchr.org/Documents/HRBodies/OPCAT/AdviceStatePartiesCoronavirusPandemic2020.pdf Erişim Tarihi: 12.07.2021 18 Protokolün Yürürlüğe Giriş Kararnamesi için bkz. 28.01.2014 tarihli ve 28896 sayılı Resmi Gazete 28896 19 https://www.ohchr.org/EN/NewsEvents/Pages/DisplayNews.aspx?NewsID=25745 Erişim Tarihi: 03.01.2021 08

Hedef paragraf seç3