etkisiyle de çocuğun davranışlarının suçlu davranışlarına dönüşme olasılığı
artmaktadır.
Çocuklar suç olarak kabul edilen davranışlara aileye, çevreye ve okula karşı kabahat
işlemeye başlayarak yönelmekte, sonraki süreçte suçun niteliği değişerek yasaların
suç olarak kabul ettiği eylem ya da davranışları benimsemektedirler. Aileye, çevreye
ya da okuldaki kişilere yalan söylemek; evden, okuldan kaçmak ya da eve geç
saatlerde gidip okula düzenli vakitlerde gitmemek; okula ve işe yönelik tembellik,
okuldaki ya da evdeki disipline uymamak, hırsızlık, araba hırsızlığı, uyarıcı
maddeler kullanmak, alkole bağlı işlenen suçlar, kavga, yaralama, tabancı taşıma,
öldürme, vb (Dinç, 2013, s. 20).
Yeni doğan bir çocuk iyilik ya da kötülük gibi soyut kavramlardan habersizdir ve
çevresinin etkisiyle gelişip değişmektedir. Çocuğun yaşantılarını aile, çevre, eğitim,
ekonomik yapı ve eğitim gibi değişkenler belirlemektedir. Çocuğun suç ile
tanışması ise bu nedenlere bağlı olarak toplumsal bağlamda gerçekleşmektedir. Bu
nedenle çocuk suçluluğunu kavramının kökeni, hukuksal olmaktan çok psikolojik
ve sosyolojiktir (Güngör, 2008, s. 27). Sosyolojik açıdan çocuk suçluluğu ele
alındığında Işıktaç’a göre kişi ve kişiliğe bağlı nedenler ile zekâ seviyesi ve çevresel
etkiler, çocuğu suça sürükleyen nedenler arasında sayılmaktadır (1999, s. 199-201).
Bu sebeplere, çocuk suçluluğunun nedenleri başlığı altında değinilmektedir.
Çocuk suçluluğunu ele alırken aile yapısının (parçalanmış aile gibi) çocuk
suçluluğunu kolaylaştıran temel faktör olduğunu vurgulayanların yanı sıra
(Bushong, 1926; İçli, 2009); çocuğun yaşadığı bölgenin ve akran gruplarının çocuğu
suça iten önemli bir etken olduğunu belirtenler de vardır (Öntaş, 2004, s. 163).
Ebeveyn tutumu da çocuğun suça sürüklenmesinde etkilidir. Örneğin; Sheldon ve
Eleanor Glueck’in yaptığı araştırmada, düşmanlık, denetim yetersizliği, disiplinde
adaletsiz bir tutuma sahip olan ailelerin çocuklarının ailelerinden şefkat
görmedikleri için suça daha fazla sürüklendikleri görülmüştür (1950).
Çocuk suçluluğunun, katı fiziki ceza ve aile ilgisi ile bağıntısı da incelenmiştir.
ABD’de yapılan bir araştırmada fiziki ceza kullanmanın yaygınlığı ile anne ve baba
arasında herhangi bir fark bulunamamıştır. Hem anne hem de babanın erkek
çocuklarını kız çocuklarına oranla daha fazla dövdüğü ve tutarlı bir fiziki cezanın
suçun daha az işlenmesine neden olduğu belirtilmiştir. Ebeveyn ilgisiyle çocuğun
33