(Yağbasan, 2010, s. 20; Sargın ve Temurçin, 2011, s. 16; İçli, 2017, s. 19). Sosyolojik bağlamda suç, yerleşik normlardan sapma davranışıdır (Bal, 2013, s. 15). Genel olarak toplumsal kuralların ihlal edilmesi olarak tanımlanmakta olan ve evrensel bir kabul gören toplumsal sapma, toplumsal kontrol aracılığıyla önlenmek istenmektedir (Bozkurt, 2018, s. 177-178). Çağdaş krimonolojide bu iki boyuta ek olarak siyasal ve psikolojik bakış açısı da suç tanımlamalarında kullanılmaktadır. Siyasal boyutuyla suç, kanuna güçlü kişi ya da kişilerce yerleştirilen ve daha sonra istenmedik davranışın seçilmiş biçimlerini yasa dışı olarak damgalayan bir ölçütün sonucudur (Sargın ve Temurçin, 2011, s. 16). Psikolojik bakış açısında ise suç, bir davranış problemi olarak değerlendirilmektedir. Diğer bir ifadeyle psikolojik bakış açısında suç “sosyal olarak kötü uyumun bir şeklidir (Yağbasan, 2010, s. 20),” Genel olarak suç kavramını “mevcut hukuk sistemi içinde ceza verilmesini gerektirecek her türlü eylem ve ihmal" şeklinde tanımlamak mümkündür (Birleşmiş Milletler, Pekin Kuralları, 1985, 2.2/b). Türkiye’de suç ile ilgili çalışmalar Cumhuriyet’in ilk yıllarında görülmeye başlanmıştır. Farklı dönemlerde hem ceza hukukçuları hem de istatistikçiler tarafından resmi kurum ve kuruluşlar ile üniversitelerin katkılarıyla suçlar üzerine araştırmalar yapılmıştır. Sosyolojik bağlamda değerlendirildiğinde ise “Türkiye’de Suçlular: Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Özellikler” adıyla yayınlanan çalışma, Türkiye’de suçlu profillerini ortaya koymak için yapılan ilk çalışmadır (İçli, 1992; İçli, Altay, Başpınar ve Bahtiyar, 2011, s. 17). Suç algısı toplumdan topluma göre değişebileceği gibi aynı toplumda da zaman içerisinde değişikliğe uğrayabilmektedir. Örneğin; Türkiye’de 1983 yılına kadar gebeliğin durdurulması suç olarak kabul edilirken bu tarihten sonra ilk on hafta gebeliğin sonlandırılması suç olmaktan çıkmıştır (Sargın ve Temurçin, 2011, s. 18). Sargın ve Temurçin, gebeliğin durdurulması ile kürtajı kast etmektedir. Ayrıca 1990’ların sonunda yapılan değişiklikle Türk Ceza Kanunu’ndan zina fiilinin suç olmaktan çıkarılması da bu duruma örnektir. Farklı toplumlarda aynı zaman dilimindeki uygulamalar da farklılaşabilmektedir. Örneğin; belirli ölçüde uyuşturucu madde bulundurulması ya da kullanılması Hollanda gibi ülkelerde suç olarak algılanmazken Türkiye’de suç olarak kabul 28

Hedef paragraf seç3